Hastalıklar

Panik Atak Nedir, Belirtileri Nelerdir, Nasıl Tedavi Edilir?

  | 

Panik atak; bir takım sıkıntılı duyguları kapsayan (ölüm korkusu, endişe vb.) ve nöbetler halinde görülen bir rahatsızlıktır. Farklı hastalık veya psikolojik sorunlarla birlikte ortaya çıkabilir. Panik atak geçiren bir hasta, tamamen korku içindedir ve ani nöbet halindedir. Vücudunun herhangi bir yerinde sorun olduğunu, beyin kanaması ya da kalp krizi geçireceğini ve hatta öleceğini düşünür. Panik atağın en şiddetli hali ilk 10 dakika içerisinde görülür. Çok fena şeyler olacağını düşünen hasta, ne yapacağını bilemez bir haldedir. Bu atağın şiddeti, genel olarak yarım saat içinde azalmaya başlar ve hasta kendini çok yorgun hisseder. Ayrıca hiçbir şeye tahammül edemez bir haldedir ve güvendiği kişilerin yanında olmak ister.

Panik Atak Nedir, Neden Ortaya Çıkar, Panik Atağın Belirtileri, Panik Atak Kimlerde Görülür, Panik Atak Nasıl Tedavi Edilir?

Toplum içerisinde görülme sıklığı %1 ila 3 arasında değişen panik atak, çoğunlukla yirmili yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Kadınlarda görülme olasılığı ise erkeklere nazaran daha fazladır.

Panik Atak Neden Ortaya Çıkar, Tetikleyici Unsurlar Nelerdir?

Panik atak genellikle sebepsiz bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Beyin yan bölgesinin işlevini yitirmesi ya da beyinde bulunan kimyasal maddeler neticesinde oluştuğu yönünde düşünceler mevcuttur. Farklı hastalıklarla ya da tek başına oluşabilir ve hastada Semptomlar görülmeye başlar. Panik atağı tetikleyen önemli bir unsur ise, aşırı stresli yaşam şeklidir. Panik atağın meydana gelmesine yol açan unsurlardan bazıları şunlardır;

  • Kalp ve akciğer hastalıkları, epilepsi (sara hastalığı)
  • Aşırı miktarda kafein tüketimi ve vitamin eksikliği
  • Kansızlık (anemi), kan şekerinin düşmesi
  • Bazı ilaçların yan etkisi
  • Beyinde oluşan tümör
  • Psikolojik bozukluklar, depresyon
  • Devamlı olarak kalabalık ve kapalı yerlerde durma
  • Uyuşturucu madde kullanımı

Panik Atağın Belirtileri Nelerdir?

Panik atağın belirtileri, genellikle aşağıdaki durumlardan ibarettir. Bu belirtilerden 4 veya daha fazlası varsa, panik atağın yüksek ihtimalle oluştuğu sonucuna varılabilir;

  • Üşüme, titreme, ateş basması ve terleme
  • Kalbin hızlı atması ve çarpıntı
  • Nefes alırken güçlük çekme, tıkanma, boğulma hissi
  • Bayılacağını düşünme veya baş dönmesi
  • Vücutta ağrı, göğüs sıkışması, bulantı
  • Solunan havanın yetmediğini düşünmek ve derin nefes almak
  • Algı güçlüğü, kendini iyi hissetmeme
  • Çevredeki şeylerin hayal olduğunu düşünme
  • Başkasına zarar verme korkusu
  • Delireceğini düşünme
  • Vücutta karıncalanma, uyuşma ve ölüm korkusu

Panik Atak Kimlerde Görülür, Risk Altında Kimler Vardır?

Panik atak, aile veya akrabalardan genetik olarak geçebilmektedir. Bazı bireyler, kendilerini anlatmaktan ya da ifade etmekten kaçınırlar. Asosyal yaşam süren, içine fazla kapanık olan ve baskı altında yaşayan bireylerde görülme olasılığı fazladır. İnsanın kendi duygularını aşırı derecede sınırlaması yanlıştır. Başka bir ifadeyle; üzüntü, öfke, cinsellik vb. duyguların dışarı vurulması gerekir. Bu duyguların engellenmesi veya baskılanması sonucunda panik bozukluk meydana gelebilir. Ayrıca kendini sürekli suçlu hisseden, bağımlılık yapan maddeleri kullanan ve her şeyi büyütüp meseleleri saplantı haline getiren kişilerde de panik bozukluk görülme ihtimali yüksektir.

Panik bozukluk ve panik atağın aynı şeyler olmadığını da belirtelim. Panik bozukluk; sürekli atak geçireceğini, ağır bir hastalığa maruz kalacağını, felç kalacağını veya öleceğini düşünüp devamlı olarak korku ve tereddüt içinde olma halidir. Aynı zamanda bu bozukluk farklı bir hastalığa bağlı olarak meydana gelmez. Panik bozukluk, Agorafobi’ li ve Agorafobi’ siz olmak üzere iki şekilde ortaya çıkar. Agorafobi; sürekli yalnız kalacağı düşüncesinden ortaya çıkan bir korkudur. Bu rahatsızlığı bulunan bireyler yalnız kalmak istemez, tek başına dışarıya çıkmaz ve korkarlar.

Panik Atak Nasıl Tedavi Edilir, Neler Yapmak Gerekir?

Yapılan inceleme ve araştırmalara göre panik atak geçiren bireyler, psikiyatriye danışmadan evvel farklı birçok doktora başvuruyor. İlgili hastaların panik atak geçirdikleri çoğunlukla anlaşılamıyor ve bundan dolayı yanlış teşhis, tedavi vb. vakalara da çok rastlanıyor. Özellikle kalp krizi ile sıklıkla karıştırılan panik atak, hastaların kalp krizi geçirdiklerini sanarak hastanelere koşmalarına yol açıyor. Bu durum nedeniyle kalp rahatsızlığı ile karıştırılan ataklar sonucunda yanlış tedavi yoluna gidiliyor.

Panik atak ya da panik bozukluk rahatsızlıklarında en önemli olan husus, doğru tanının konmasıdır. Doğru tanının konulabilmesi için de ruhsal ve fiziksel muayenelerin yapılması, endokrin, nörolojik, solunum ve kalp sistemi rahatsızlıklarının araştırılması gerekmektedir. Ancak bedensel olarak bir rahatsızlığın bulunması, panik atağın olmadığını göstermez. Bedensel rahatsızlıkların bir kısmına panik atakların da eşlik etmesi mümkündür. Böyle bir durumda yine panik atakları önleyici tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Panik bozukluklarda en ideal tedavi şekli, ilaç kullanımı ile birlikte bir takım Terapilerin (davranışsal, bilişsel vb.) uygulanmasıdır. Ayrıca gevşeme egzersizleri de kişiye yardımcı olabilir. Buna karşın panik ataklarda ilaç kullanımının olumlu yönde etkisi pek olmaz, ancak uygun süre ve dozlarda alınan ilaçlarla atakların yinelenmesi engellenebilir. Çeşitli Terapi yöntemlerinin amacı da panik atakların tekrar oluşmasını önlemektir.

Beslenme ve uyku alışkanlıklarının düzenlenmesi, panik atakların önlenmesine katkı sağlar. Panik atağın bir kalp hastalığı olmadığı, ruhsal bir bozukluk olduğu yönünde net bir sonuca varmak belirli bir süre alabilir. Bu durum sonucunda maddi kayıplar ve zaman kaybı yaşanır, tedavi süreci uzar ve gecikir. Bunların yanı sıra, hem hastanın hem de ailesinin günlük yaşamı olumsuz yönde etkilenir ve yaşam kalitesi düşer. Dolayısıyla panik atak belirtileri, hastanın durumu ve yaşam şekli doğru analiz edilmeli, uygun tedavi yöntemleri aranmalıdır.

1 Yorum

  1. Panel Çit

    5 Ocak 2018 at 11:47

    Bazen bende kendime soruyorum acaba panik atak mıyım diye ama araştırıp belirtilerini detaylı okuyunca çok şükür sadece bi yanıltı hissiymiş 🙂 bilgiler için teşekkür ederiz.

Yorum Yapabilirsin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 + eight =